Bir Medeniyet Neden Çöker?
Bir Toplumu İçeriden Devirmek
Tarih, sadece taş üstüne taş koyanların değil, o taşları koruyacak ruhu ıskalayanların hikayeleriyle doludur. Bunun en çarpıcı örneği, insanlığın gördüğü en devasa yapılardan birinde saklı: Çin Seddi.
Çinliler bu devasa seddi inşa ettiklerinde, yüksekliği ve kalınlığı karşısında hiçbir ordunun burayı aşamayacağını düşündüler. Güvenliğin formülünü taşa ve kirece indirgemişlerdi. Fakat inşasından sonraki yüzyılda, tarihin garip bir cilvesi olarak üç misli daha fazla işgale uğradılar.
İşin en acı tarafı ise neydi biliyor musunuz? Düşman askerlerinin hiçbir zaman o devasa duvarlara tırmanma ihtiyacı olmadı. Çünkü her zaman muhafızlara rüşvet verdiler ve kapılardan yürüyerek girdiler.
Çinliler dünyayı hayrete düşüren yüksek ve kalın duvarlar inşa etmişlerdi ama o duvarları emanet ettikleri muhafızların karakterini inşa etmeyi unutmuşlardı. Halbuki her şeyden önce, her taştan ve her surdan önce inşa edilmesi gereken tek şey insanın kendisiydi. İnsan kalitesi zafiyete uğradığında, dünyanın en güçlü kalesi bile basit bir geçide dönüşebiliyordu.
Bu durum sadece askeri surlar için değil, bir milletin geleceğini tutan manevi kaleler için de geçerlidir. Ünlü bir oryantalistin de altını çizdiği gibi, bir milletin medeniyetini yok etmek istiyorsanız devasa ordulara ihtiyacınız yoktur; sessizce şu üç şeyi tahrip etmeniz yeterlidir:Önce aile yapısını hedef alırsınız. Anneliği küçümser, alçaltır ve değersizleştirirsiniz. Yuvayı kuran ve nesilleri mayalayan o ilk kaleyi yıktığınızda, toplum köksüzleşmeye başlar.Ardından eğitim sistemini felç edersiniz. Öğretmenlere hak ettikleri önemi vermez, toplumdaki itibarını ve saygınlığını düşürürsünüz. Geleceği inşa edecek beyinleri değersizleştirilen bir toplum, karanlığa gömülmeye mahkumdur.
Son olarak da rol modellerini ve referanslarını küçümsersiniz. Bilgelerin, dürüstlerin ve gerçek aydınların itibarını sarstığınızda, gençlerin arkasından gideceği hiçbir ışık kalmaz.
Şimdi sormak gerekiyor: Duvarlarımız ne kadar yüksek olursa olsun, muhafızlarımız ayakta mı?
Bilinçli anneler, adanmış öğretmenler ve gerçeği haykıran rol modeller birer birer sahneden çekilirse, gençliğe insani değerleri kim, nasıl öğretecek?
Bir toplumu koruyan şey harçla örülen kör duvarlar değil; o duvarların arkasında atan karakterli yüreklerdir.

Yorumlar
Yorum Gönder